Close

Ocak 2009

Back

Girişkenlik/Kendini Ortaya Koyma
  • Gerçekten "hayır" demeniz gerektiğinde bile "hayır" diyemiyor musunuz?
  • İnsanlar üzerinize geliyormuş gibi mi hissediyorsunuz?
  • Öfkenizi kontrol etmede güçlük mü çekiyorsunuz?

Yukarıdaki sorulardan herhangi birine vereceğiniz "evet" yanıtı, bu bültende sunulan bilgilerden yararlanabileceğinizin göstergesidir.

Girişkenlik; diğer insanların haklarını çiğnemeden düşüncelerinizi, duygularınızı, tutumlarınızı ve haklarınızı içten bir biçimde ifade etme biçimidir. İletişim tarzı ve/veya davranış biçimi olarak girişken olmak; pasif olmak (tepki verememek, kendini ifade edememek, hakkını arayamamak vs.) ile agresif olmak (hızlı ve yoğun bir biçimde öfkelenmek, ses yükseltmek, kırıcı bir tarzla kendini ifade etmek vs.) gibi iki uç noktanın arasında; bu iki davranış örüntüsünden farklı, daha ılımlı bir iletişim tarzı ve davranış örüntüsü olarak somutlanabilir.

Kendinizi ifade ederken girişken davranışları etkin bir biçimde kullanmıyorsanız aşağıdaki yaşantıları deneyimlemeniz olasıdır:

  • Depresyon hali: Çökkünlük, kendinize yönelmiş öfke, çaresizlik, umutsuzluk, yaşamınız üzerinde kontrol yetisine sahip olamama duyguları.
  • Gücenme: Sizi kullandıklarını ve/veya yönlendirdiklerini düşündüğünüz kişilere yönelmiş öfke.
  • Hayal kırıklığı: Neden bu kadar ürkeğim? Neden başkasının beni kurban etmesine izin verdim?
  • Öfke/Saldırganlık: Uygun bir biçimde kızgınlığınızı ifade edemezseniz birikir ve öfke patlamalarına neden olabilir.
  • Kaçınma davranışlarına neden olan kaygı: Rahatsız olacağınızı bildiğiniz kişi ve durumlardan uzak durarak eğlenceli etkinlikler, iş fırsatları, ilişkiler ve daha birçok olumlu durumdan mahrum kalmanız olasıdır.
  • İşlevsel olmayan/güçsüz ilişkiler: Girişken olmayan bireyler, olumlu ya da olumsuz olmasına bakmaksızın duygularını uygun biçimde ifade etme konusunda yetersizdir. Hiç kimse diğerlerinin zihnini okuyamayacağına göre, ilişki örüntüsünde ne istediğinin, neye ihtiyacı olduğunun, karşısındaki insanın kendisini nasıl etkilediğinin ifade edilmemesi o ilişkinin sonunu getirebilir. Bu tüm kişiler arası ilişkiler için geçerlidir (Duygusal, aile, arkadaşlık, iş vs.).
  • Fiziksel yakınmalar: Baş ağrısı, ülser gibi mide yakınmaları, yüksek tansiyon gibi fiziksel belirtiler stres sonucunda bedenimizde gözlemlediğimiz durumlardır. Girişken iletişim tarzı ve/veya davranış örüntüsü alışkanlık haline geldiğinde oldukça güçlü bir stres gidericidir.

Girişken iletişim tarzı ve davranış biçimi ile ilgili olarak aşağıda birtakım ipuçları bulacaksınız. Bu ipuçlarını yaşamınıza adapte ederek girişkenliğin sonuçlarını kendiniz gözlemleyebilirsiniz:

  • Kişisel hak, istek ve ihtiyaçlarınızı belirleyin.
  • Girişken iletişime uygun beden dili kullanın. İletişim kuracağınız kişinin yüzüne bakın, göz teması kurun. Dik durun ya da oturun. Karşınızdaki kişiyi ya da durumu hafife aldığınızı ima eden yüz ifadelerinden kaçının. Sakin ve ciddi bir yüz ifadesi takının ve ses tonunuzun yakınan ya da yıpratan tarzda olmadığına emin olun.
  • Duygularınızı tanımlayın (korktum, utandım, hoşuma gidiyor, mutluyum vs.). Duygularınızın ortaya çıkardığı davranışları tanımlayın (o kadar mutluyum ki içimden şarkı söylemek geliyor; korkudan titriyorum; çok heyecanlıyım kalbim küt küt atıyor).
  • Ben dili kullanarak anlatmak istediklerinizi ifade edin (selam vermeden geçip gittiğin için üzüldüm; beni eleştirdiğini düşündüğüm için öfkelendim). Günlük yaşamda daha sık kullandığımız "sen" ile başlayan cümleler karşımızdaki kişinin suçlandığını düşünüp savunmaya geçmesine neden olabilir (beni kırdın, beni üzdün, bana değer vermiyorsun).
  • Aktarmak istediklerinizi, ilgili kişiye doğrudan ve net ifadelerle anlatın. Anlaşılması kolay, kısa ve öz cümleler ile kendinizi ifade edin ve iletişim kurduğunuz kişilerin de de bu şekilde ifadeler kullanmasını isteyin.
  • Karşınızdaki kişinin ne düşündüğü, nasıl hissettiği, nasıl tepki vereceği ile ilgili varsayımlarda bulunmaktan kaçının.
  • Alaycılıktan, kişiliğe saldırmaktan, mutlak ifadelerden (asla, her zaman, hep, hiç), etiketlemelerden (salak, duyarsız, umursamaz vs.) ve "neden?" "sen..." ile başlayan cümleler kullanmaktan kaçının. Karşınızdaki kişinin duygu, düşünce ve haklarına saygı gösterin.
  • Geribildirim isteyin (söylediklerim anlaşılır mı, anlatabildim mi, sen bu durum hakkında ne düşünüyorsun).
  • Beklentilerinizi değerlendirin; beklentilerinizin mantıklı olup olmadığına, gerçekçi bir beklenti olup olmadığına dikkat edin. Uzlaşmaya gönüllü olun.

Kendinize şu soruları sorun:

  • Aktarmak istediğimi daha açık bir biçimde nasıl anlatabilirim?
  • Söylemem gereken konu ile ilgili nasıl daha net olabilirim?
  • Aktarmak istediğimi tekrarlamalı mıyım? Bunu yaparken kendimi rahat hissedecek miyim?
  • Hem karşı tarafı gerçekten dinlemeye hem de kendi mesajıma bağlı kalmaya hazır mıyım?
  • Mesajımı destekleyecek beden dilini nasıl kullanabilirim?

Yaşamınıza entegre edeceğiniz girişkenlik alışkanlığınızın olası kazanımları ise şunlardır:

  • Diğer bireylerle yaşanan zorlu durumları daha güvenli ve verimli ele alabilme
  • Daha rahat karar verebilme
  • İşleri/ödevleri/sorumlulukları erteleme davranışında azalma
  • Düşük stres düzeyi
  • Daha dengeli bir yaşam tarzına sahip olma
  • Günlük etkinliklerde daha fazla kontrol hissine sahibi olma
  • İş/okul arkadaşları ve aile ile daha etkin iletişim
  • Tüm bunları uyguladığınız halde zorluklarınız devam ediyorsa Psikolojik Danışmanlık Merkezi'ne başvurabilirsiniz.